Archive for the ‘haber’ Category
Fenere kral santrfor
Aziz Yıldırım Güiza’nın takıma kazandırılmasını istiyor.
Başkan Aziz Yıldırım, çıkardığı sorunlarla herkesi bezdiren ancak yüksek maliyeti nedeniyle elde kalan Güiza’yı son bir umutla takıma kazandırmak için harekete geçti.
İki sezon önce tam 14 milyon Euro bonservis bedeli ödenerek transfer edilen ve “Fenerbahçe tarihinin en pahalı futbolcusu” unvanını elde eden Daniel Güiza, tam bir hayal kırıklığı yarattı. İki sezonda da bekleneni veremeyen İspanyol yıldız, sanki suçlu kulüpmüş gibi sezon başı hazırlıklarına katılmadı, idmanlara çıkmadı, sağlık kontrolüne girmedi. Bu da teknik direktör Aykut Kocaman’ın büyük tepkisini çekti. Genç hoca, birçok kez yaptığı açıklamada, açık açık söylemese de, Güiza’yı gözden çıkardığını ima etti. Güiza ayrılmak, kulüp göndermek istiyordu ancak kendisine talip olanlar, yüksek bonservis bedelini ödemeye yanaşmayınca, transfer gerçekleşmedi. Yani Güiza elde kaldı. Bu da yeni problemler demekti. Bu durumu değerlendiren Başkan Aziz Yıldırım’ın, son bir umutla Güiza’yı kazanma hamlesi yaptığı belirlendi. Teknik direktör Aykut Kocaman ile bir görüşme yapan Yıldırım, onun fikrini de aldıktan sonra golcü oyuncuyu ülkesine gönderdi. Gitmeden önce de Güiza’ya, “Topuğundaki sorunu hallet, kafanı toparla ve buraya sapasağlam dön. Gerekiyorsa ameliyat olabilirsin. Senden yararlanmak istiyoruz” dedi. Yıldırım’ın, Sivas seyaheti sırasında çevresindekilere, “Güiza kaldı. Kendisini toparlaması için izin verdik. Bir süre İspanya’da kalıp dönecek. Toparlanırsa, takıma mutlaka katkı sağlar” diyerek umudunu ortaya koyduğu belirlendi. Bu arada Alex, Emre, Semih ggibi tecrübeli isimlerin, Güiza’nın takım içi ilişkilerinin daha sıcak duruma gelmesi konusunda yoğun çaba harcamayı kararlaştırdığı öğrenildi.
Fanatik
Banka soygununda müthiş detaylar
İzmir’in Karşıyaka ilçesindeki bir banka görevlisini oyuncak tabancayla etkisiz hale getirerek 10 bin TL’lik borcunu ödeyebilmek için soygun yapan hırsız polisin kritik meslek tahmini sonucu yakalandı.
Olaydan sonra banka şubesindeki güvenlik kamerası görüntülerini izleyen ve görgü tanıklarının ifadesini alan Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, zanlının bankadan çıktıktan sonra beyaz renkli plakasız bir otomobille kaçtığını tespit etti.
Kaçtığı güzergahtaki MOBESE kameraları görüntülerinin incelenmesi sonucu, Çiğli yönüne giden aracın 2008, 2009 veya 2010 model olabileceği belirlendi. Markası tespit edilen aracın İzmir’deki ana satış bayileri ile yapılan görüşme sonucu, bu otomobilden son 3 yılda 200 adet satıldığı tespit edildi. Polis ekipleri, 200 otomobili satın alan kişilerin adreslerinin belirlenmesi için trafik kayıtlarını inceledi.
SOYGUNCUNUN MESLEĞİ ARAŞTIRILDI
Bu arada, bankanın güvenik kamerası görüntülerini dikkatli izleyen gasp dedektifleri, elinde bir çanta bulunan soyguncunun pazarlamacı, ilaç satış mümessili veya benzer bir işte çalışıyor olma ihtimalini değerlendirdi.
Güvenlik kamerası görüntülerinden alınan soyguncunun fotoğrafları, İzmir’deki tüm sivil ve resmi polis ekiplerine dağıtıldı. Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde araştırma yapan Güven Timleri, fotoğraftaki soyguncuya benzeyen bir kişinin civata firmasında pazarlamacı olarak çalıştığını belirledi. Polisin yaptığı teknik takip ve istihbarat çalışması sonucu, soyguncunun, civata firmasında pazarlamacılık yapan D.P. olduğu ortaya çıktı.
Evli ve 2 çocuk babası olan 40 yaşındaki D.P’nin yakalanması için polis ekipleri, Çiğli Egekent Mahallesi’ndeki evinin önünde önlem aldı. Polisler, iş yerinden çıkan D.P’yi evine giderken yakaladı.
SOYGUNDAN EŞİNİN HABERİ OLMAMIŞ
Gözaltına alınarak sorgulanan D.P’nin, bir süre işsiz kaldıktan sonra 6 ay önce pazarlamacı olarak çalıştığı firmada işe başladığı, işsiz kaldığı dönemde bankalardan çektiği kredi ve arkadaşlarından aldığı paralar sonucu yaklaşık 10 bin TL borçlandığı, borçlarını ödeyemeyince banka soygunu yapmaya karar verdiği öğrenildi.
Olay günü firmaya ait aracın plakalarını söküp Karşıyaka’daki bazı banka şubelerini dolaşan zanlının, Yalı Caddesi’ndeki banka şubesinde soygun yapmaya karar verdiği kaydedildi.
Zanlının, müşteri ve çalışanların azaldığı öğle tatilinde soygunu gerçekleştirdiği, olay sırasında oyuncak tabanca kullandığı ve kaçtıktan sonra araçtan söktüğü plakaları yeniden takıp çalıştığı firmaya gittiği bildirildi.
Çalınan paranın 6 bin 800 TL’sinin bulunduğu, 8 bin 200 TL’lik kısmıyla zanlının borçlarını ödediği, soygun yaptığından eşinin haberinin olmadığı öğrenildi.
Zanlının poliste suç kaydının bulunmadığı ortaya çıktı.
Karşıyaka Yalı Caddesi’ndeki banka şubesine önceki gün müşteri gibi giren bir kişi, silahla tehdit ettiği görevliye göz yaşartıcı sprey sıktıktan sonra yaklaşık 15 bin TL’yi alarak kaçmıştı.
Yaşar Nuri Öztürkün slipli ve şambrelli görüntüleri
Yaşar Nuri Öztürk’ün slipli ve şambrelli görüntüleri
Geçtiğimiz yıllarda sliple denize girerek bütün dikkatleri üzerine çeken Yaşar Nuri Öztürk, bu defa siyah mayosu ve şambrelle görüntülendi…
Denize girmek ve deniz suyu yutma karşılığında orucun bozulmadığını ifade eden Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk elinde şambrelle denize girdi.
ORUÇ BOZULMAZ
Antalya Sueno Otel’de genç güzel bir kız ve erkek arkadaşıyla tatil yapan Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk; ramazan olmasına rağmen bol bol denize girdi.
Denize girmek ve deniz suyu yutma karşılığında orucun bozulmadığını ifade eden Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk elinde şambrelle denize girdi.
kaynak: EnSonHaber.Com
Şampiyonluklar yaşamaya geldim
Galatasaray’ın yeni transferi Insua, Türkiye’de şampiyonluklar yaşamak istediğini söyledi
Galatasaray’ın Liverpool’dan satın alma opsiyonuyla birlikte kiraladığı kiraladığı Emiliano Insua, Türkiye’ye şampiyonluklar yaşamaya geldiğini söyledi.
Galatasaray TV’de yayına katılan Arjantinli futbolcu, transferinden dolayı yaşadığı mutluluğu dile getirirken, “Hem kulüp olarak, hem tarihi olarak, hem de kadro seviyesi olarak önemli bir ekibe geldim” dedi.
“ÇOK MUTLUYUM”
Teknik direktör Frank Rijkaard’ın kendisi için önemli bir isim olduğunu vurgulayan Arjantinli oyuncu, “Frank Rijkaard gibi hem futbolculuk döneminde hem de teknik direktörlük döneminde önemli başarılara imza atmış biriyle çalışmak benim için ayrıcalık olacak. Buraya geldiğim için çok mutluyum. Rijkaard tartışmasız büyük bir isim. Ondan öğrenebileceğim çok fazla şey olduğuna inanıyorum” derken, Kewell ve Baros’u tanıdığını aktardı.
Insua, mevkisi itibariyle defans yapmayı seven biri olduğunu, ancak hücumda da etkili olabildiğini dile getirerek, futbol stiliyle ilgili, “Devamlı atağa çıkmayı seven de bir oyuncuyum. Belki Liverpool’da çok fazla gol atamadım, ancak burada gollerimi de gösterebilirim” diye konuştu.
“LIVERPOOL’DA FORMA ŞANSI BULAMAYACAĞIMI HİSSETTİM”
Galatasaray’a transferiyle ilgili olarak, takımı Liverpool’da yaşanan teknik direktör değişikliğinin kendisine olan etkisine değinen Insua, “Oluşan değişiklik sonrası Liverpool’da yeterli forma şansını bulamayacağımı hissettim. Sonuçta genç bir oyuncuyum ve takımımda oynayabilmem önemli. Galatasaray’ın teklifi gelince de şüphe duymadan kabul ettim” ifadelerini kullandı.
Genç yaşına rağmen Liverpool’da önemli bir maç rakamına ulaştığına değinerek, bunun tecrübe olarak kendisine çok şey kattığını anlatan Insua, şunları söyledi:
“Galatasaray’ın beni tercih etmesinden onur duyuyorum. Kimsenin şüphesi olmasın ki, bu şansı en iyi şekilde değerlendireceğim. Takımıma katkı sağlamak için elimden geleni yapacağım. Bir futbolcu olarak iyi ve kötü oynadığım zamanlar olabilir, ancak maçın son saniyesine kadar tüm gücümle mücadele edeceğimden, savaşacağımdan şüphe duyulmasın. Buraya başarılar kazanmaya, şampiyonluk kazanmaya geldim. Galatasaray böyle bir takım. Hep başarılar kazanıp, şampiyonluklar yaşamak istiyor.”
kaynak:ensonhaber.com
Fenerbahçe Manisasporu 4-2 yendi galibiyetin mimarı Okan Alkan seçildi.
Fenerbahçe Manisaspor’u 4-2 yenerken 2 gol Niang’dan 2 asist de ilk kez forma giyen 18 yaşındaki futbolcu Okan Alkan’dan geldi.
Spor Toto Süper Lig’de Manisaspor’u 4-2 yenen Fenerbahçe, ligdeki 2. galibiyetini aldı. Ligin ilk haftasında Medical Park Antalyaspor’u 4-0 yenen Fenerbahçe, ikinci haftada deplasmanda Trabzonspor’a 3-2 yenilmişti. Sarı-lacivertliler, bu akşam Manisaspor’u 4-2 yenerek, ligdeki 2. galibiyetini aldı ve puanını 6′ya çıkardı.
Uluslararası piyasaya raf üreten Türk firması Çinlilerin işlerini bir bir kapıyor
Geçtiğimiz aylarda Çinlilerin elinden Suudi Arabistanlı firmayı kaparak ülkenin ecza depolarına raf yapan Temesist, bu kez Hollandalı bir firmayı Çinliler’den kaptı. Ünlü yapı market zincirlerine raf tedarik eden Hollandalı firma ile anlaşan Temesist, 20 milyon Euro’luk iş hacmi gerçekleştirecek.
Senegal, Azerbaycan, Kazakistan ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde çalışmalar sürdürdüklerini belirten Temesist Genel Müdürü Halil İbrahim Gül, “Çinliler ile çalışan Suudi Arabistan’ın işleri aldık. Sağlık Bakanlığı Ürdün’deki ecza depolarının yapımını bize verdi. Ürün ve hizmetimizden memnun kaldı ve tüm ülkedeki ecza depoları işini bize verdi” dedi. Halil İbrahim Gül, şimdi de Çinliler ile çalışan Hollandalı bir firmanın işlerini aldıklarını açıkladı.
Hollandalı firma da tercih etti
Suudi Arabistan’ın ardından Hollandalı firmayı da Çinlilerin elinden aldıklarını söyleyen Halil İbrahim Gül, “Çinliler son zamanlarda kalitede istikrarı tutturamaması nedeni ile, müşteri kaybetmeye başladı. Practiker, Bauhouse gibi dünyaca ünlü Yapı Marketlerinin raflarını tedarik eden Hollandalı bir firmanın işlerini üstlendik. İlk aşamada 2 milyon euroluk anlaşma imzaladık. Ancak önümüzdeki yıllarda bu rakam 20 milyon euroya kadar çıkacak. Şu an, önümüzdeki yıllara ilişkin planlama yapıyoruz” diye konuştu.
Bilecik yatırımı ikiye katlanacak
Hollandalı firmanın, Temesist’i başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu ve Orta Asya’da bir üs olarak gördüğünü ifade eden Halil İbrahim Gül, “Firma, bizim üzerimizden bölge ülkelere yayılacak” dedi. Bilecik’te 1 milyon lira yatırımla faaliyete geçen fabrikaya ek olarak bir o kadar daha yatırım yapacaklarını kaydeden Gül, “Bilecik fabrikamız 5.000 metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 16.500 metrekarelik bir alanda kurulu. 2011 yılında bu fabrikamıza 5.000 metrekarelik bir kapalı alan daha ilave yapacağız. Ve bu ek fabrikamızda sadece Hollandalı firma için üretim gerçekleştireceğiz” dedi. İhracat yaptıkları ülke sayısının 30’un üzerine çıktığını da belirten Halil İbrahim Gül, bugüne kadar ürettikleri ürünlerin yüzde 30’unu ihraç ettiklerini, hedeflerinin bu rakamı yüzde 50’e çıkarmak olduğunu kaydetti.
Temesist Irak’ta Amerikalılara raf giydirecek
Kazakistan’daki projenin de hızlı bir şekilde sürdüğüne dikkat çeken Halil İbrahim Gül, Kuzey Irak’ta da iş aldıklarını belirtti. Gül, “Kuzey Irak’ta da giydirme raf sistemi uygulayacağız. Bağdat Havalimanı ‘Free Shop’unda yer alan Amerikalı bir firmanın mağazasına raf sistemi kuruyoruz. Buradan hareketle firmanın dünya genelindeki tüm Free Shop mağazalarına biz raf sistemimizi döşeyeceğiz” dedi.
Tasarruflu raf getirdi
İnsansız çalışan akıllı raf sistemleri üreten Avusturyalı BT-Anlagenbau şirketinin Türkiye distribütörlüğünü aldıklarını söyleyen Halil İbrahim Gül, “Türk firmalarına tasarruf imkânı sunacak olan yeni ürünümüz için firmalarla görüşmeye başladık” dedi.Gül, “Bu sistem günlük yüklemesi fazla olan bütün sektörlerde kullanılabilecek. Tek düğmeye basarak depodaki mallar sınıflandırılabilecek ve zamandan da tasarruf edilmiş olacak” diye konuştu. Nisan’da market rafları üretimine gireceklerini anlatan Gül, bu rafları iç piyasa dışında ağırlıklı olarak Afrika ülkelerine ihraç etmeyi planladıklarını kaydetti. Öte yandan Suudi Arabistan’da Sağlık Bakanlığı’nın ilaç depolarındaki rafları yaptıklarını belirten Gül, İtalyan firmalara da raf sattıklarını ifade etti.
kaynak: haberturk.com
Askerlik 9 aya iniyor
Bugün itibariyle Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturacak Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner’in yeniden gündeme getirdiği tek tip askerlik uygulamasının detayları yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Sabah gazetesinin haberine göre zorunlu askerlik hizmetini sadeleştiren tek tip askerlik düzenlemesinde dokuz aylık bir süre üzerinde çalışıldığı öğrenildi. Yeni model hayata geçtiğinde dört yıllık üniversite mezunu olanlar ile olmayanlar aynı sürede vatani görevini yapacak. Kısa dönem askerlik sistemini rafa kaldıracak bu modelde, dokuz ay boyunca herkes aynı karavanadan yemek yiyecek. Önceki gün görevini Orgeneral Erdal Ceylanoğlu’na devreden Org. Koşaner, devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, tek tip askerlik düzenlemesine biran önce geçileceğini belirtilerek, “Vatan hizmetinin herkes için eşit şartlarda yapılması, ayrıca eğitimli insan gücümüzden daha uzun süre ve daha etkin şekilde yararlanılmasına imkan yaratılması önem arz etmektedir” demişti.
ACEMİ EĞİTİMİ 20 İLE 30 GÜN ARASINDA
Yeni uygulamayla eğitim sisteminde de bazı değişikliliklere gidilecek. Terörle mücadelenin yoğun olduğu bölgelerde görev yapan er ve erbaşların eğitimsiz olduğu eleştirilerini dikkate alan Türk Silahlı Kuvvetleri, tek tip askerlik düzenlemesinde askerlere özel bir silah eğitimi verecek. Acemilik döneminden sonra herkes 45 gün süren özel silah eğitimi alacak. Yeni uygulamayla yedek subaylık da tarihe karışacak. Hazırlıkları iki yıl önce başlayan tek tip askerlik çalışması tamamlandıktan sonra kanun taslağı TBMM’ye gönderilecek. Tek tip askerliğin taslak çalışmasına göre 9 aylık sürede acemilik ve usta birliği dönemleri de komutanlık ve birliklere göre değişiklikler içerecek. Bu süreyi kuvvetler belirleyecek. Planlamaya göre acemi eğitimi 20 ile 30 gün arasında verilecek. Yemin töreninden sonra ikinci döneme geçilecek. Bu dönemin ise 45 gün sürmesi planlanıyor. Bu süre içinde askerler özellikle silah kullanma konusunda özel eğitimden geçirilecek. Bu sürenin sonunda da personelin birlik görevlendirilmesi yapılacak.
YEDEK SUBAYLIK DÖNEMİ SONA ERİYOR
Yeni düzenlemeyle, TSK’nın ihtiyacı doğrultusunda dört yıllık üniversite mezunları arasından seçilen yedek subaylık dönemi de sona erecek. 12 ay süreliğine takım komutanı olarak kıtalarında gören yapan yedek subaylar da er statüsüyle zorunlu askerlik hizmeti yapacaklar. Takım komutanları ise mesleği askerlik olan sözleşmeli subaylardan oluşacak. Bedelli askerliğin çıkmaması için gerekçe gösterilen TSK’daki asker açığı da tek tip askerlik uygulaması sayesinde kapanmış olacak. Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ, 29 Nisan 2009′da düzenlediği İkinci İletişim Toplantısı’nda 2008 yılı itibariyle TSK’nın asker ihtiyacının ancak yüzde 65.49′unu karşılayabildiklerini açıklamıştı. Asker açığının kapanması halinde bedelli askerliğin yeniden gündeme gelebileceği öngörülüyor. Türkiye’de 400 bin dolayında kişinin bedelli askerlik beklediği belirtiliyor.
5 FARKLI UYGULAMA
Askerlik çağına gelmiş kişiler, kısa dönem, yedek subay ve uzun dönem askerlik yapabiliyor. Buna göre ilköğretim ve lise mezunu vatandaşlar 15 ay askerlik yapıyor. Üniversite mezunu olanlar ise askerliklerini 6 ay kısa ve yedeksubay olarak 12 ay yapabiliyor. Yurtdışında yaşayanlar ise 28 günlük paralı eğitimle askerliklerini tamamlayabiliyor. Gündemdeki bedelli askerlikte ise parayı yatıranlar 28 günlük eğitim alıyor.
kaynak:ensonhaber.com
Uçuş korkusuna çözüm
Türk Hava Yolları (THY) ve Performans Kurumsal Tedavi, Eğitim ve Danışmanlık Şirketi işbirliğiyle düzenlenen ”Uçuş Tedavisi Programı”, uçağa binme korkusu olan kişilere korkularını adım adım yenmelerinde yardımcı oluyor. Performans Kurumsal’ın ”Uçuş Tedavisi Programı”nda görevli psikologu Seda Solak yaptığı açıklamada, THY’nin her ay açtığı sınıflarda 6-15 kişilik gruplara verilen eğitimin 2 gün sürdüğünü kaydetti. Programda ilk olarak teorik eğitim verildiğini belirten Solak, bu eğitimde kişinin havacılık sektörüne güven duyması için uçakların nasıl uçabildiği, havada güvenliğin nasıl sağlandığı gibi konularda teknik bilgiler verildiğini, ayrıca korkunun doğasına, kişide uçuş korkusunun nasıl geliştiğine yönelik teorik bilgiler anlatıldığını dile getirdi. Sonraki aşamada kurs katılımcılarına kendi korkularını nasıl yöneteceklerine ilişkin tekniklerin öğretildiğini aktaran Solak, programın ikinci gününde THY’nin uçak simülatöründe katılımcıların korkularıyla yüzleştiklerini belirtti. Solak, şöyle devam etti: ”Simülatör eğitiminde yapmayı arzuladığımız şey, kişinin korkusunu tetikleyen faktörleri ortaya çıkarmak, bunlarla mücadele etmek. Örneğin simülatöre girdiğinde kişi, ‘Ben havada değilim korkmama gerek yok’ diyor ama korkusu aslında mantıklı bir çıkış noktasından gelmiyor. Mesela fobisi kapalı alanda olmak üzerine kuruluysa, simülatöre de girse, uçağa da girse alanda olduğu için tereddüt göstermeye başlıyor. Biz simülatörde bunu çözüyoruz ve kişi uçakta bunu yaşamamaya başlıyor. Veya sallantı fobisi dediğimiz şey varsa kişide, simülatörde de uçaktakinin aynı sallantıyı yaşıyor. Simülatörde bu korkusunu halledince uçakta rahat etmeye başlıyor.” Solak, kişinin uçağa bindiğinde korkusuyla baş etmesi için nefes teknikleri öğrettiklerini, ayrıca düşüncelerini ve bedenini nasıl yönlendireceğini aktardıklarını, son aşamada ise grup olarak bir uçuş gerçekleştirdiklerini söyledi. Acil uçak seyahati gerçekleştirmesi gereken, bu nedenle de grup programlarına katılamayan kişilere yönelik bireysel programlar da gerçekleştirdiklerini belirten Solak, bireysel eğitimin bir gün sürdüğünü anlattı.
YÖNTEMİN ADI ”SİSTEMATİK DUYARSIZLAŞTIRMA”
Uçuş korkusunu tedavi etmek için kullandıkları yöntemin literatürde ”sistematik duyarsızlaştırma” olarak adlandırıldığını vurgulayan Solak, şunları söyledi: ”Sistematik duyarsızlaştırma, bilimsel bir yöntem. Türkçede ‘üstüne gitmek’ diye bir olgu vardır. Bu programı da uçak korkusunun adım adım üstüne gitme diye düşünebiliriz. Genellikle fobik yolcuların uçağa binememesinin sebebi ‘ya hep, ya hiç’ diye düşünmeleri.”
kaynak: AA
‘Düğün parası’ verdi borçlu çıktı!
Başbakan Erdoğan’ın Samsun mitingi sonrası Ordu’ya giderken uğradığı Ünye’de karşılaştığı nişanlı çifte evlenmeleri için verdiği 10 bin lirayı dünürlerin paylaştığı ortaya çıktı. Damat adayı, “Evlenebilmem için 15 bin liraya daha ihtiyacımız var” dedi
BAŞBAKAN Erdoğan geçen pazar günü Samsun’dakimitingin ardından partisinin iftar yemeğine katılmak için Ordu’ya giderken helikopteri Ünye’deki eski havaalanına indirtti. İşçi emeklisi Recep Kaya’nın (52) evine sürpriz ziyarette bulunan Erdoğan, vatandaşlarla sohbet ederken fındık toplamaya gelenmevsimlik işçi Şanlıurfalı Nuriye Çapar, Erdoğan’a sarılıp kızı Birgül ile nişanlısı Tolga Özkan’ı tanıştırdı. Erdoğan’ın “Bu gençler hâlâ niçin evlenmedi’’ sorusu üzerine “Başlık parası”nı ödeyemedik’’ dedi. Erdoğan, “Başlık parasını kaldırın. Düğünmasrafınız benden’’ diyerek 10 bin TL sözü verdi. Para da Erdoğan’ın danışmanları tarafından aileye verildi. Ancak bu paranın iki aile arasında paylaşıldığı ortaya çıktı. Henüz düğün tarihini kararlaştıramadıklarını belirten damat adayı Tolga Özkan, “Başbakan’ın verdiği parayla düğünü yapabiliriz ama eşya ve altın konusu sıkıntı yaratır. Evlilik için 15 bin liraya daha ihtiyacım var” diye konuştu.
kaynak: haberturk.com
Yeraltından gelen mucize haber!
Şili’de, 5 Ağustos’ta toprak kayması sonucu meydana gelen göçük faciasında, yerin yaklaşık 700 metre aşağısında mahsur kalan 33 madenciden, 17 gün sonra mucizevi bir mesaj geldi. Madenciler, aşağıya uzatılan sonda aletine ekledikleri kâğıda “Yaşıyoruz ve iyi durumdayız” yazan bir not iliştirdi. Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera, 33 madenciden gelen ve kırmızı bir kalemle yazılmış notu, halka gösterdi ve televizyon kameraları karşısına geçerek okudu
GÜNEY Amerika ülkesi Şili’de inanılması zor birmucize gerçekleşti.Maden kazasında yerin yaklaşık 700metre altında bulunan madenciler, kendilerine ulaşmaya çalışan kurtarma ekiplerinin gönderdiği sonda aletine, tam17 gün sonra pazar akşamı “Hepimiz, yani 33 kişi de sığınaktayız ve iyi durumdayız” yazılı bir not gönderdiler. Sonda aleti tekrar yukarı çekildiğinde, önce kimse gözlerine inanamadı ve notu okuyunca hemen yetkililere haber verdiler.
‘YAŞIYORUZ’ NOTU…
Bu notun üzerine Şili Ulusal Televizyonu TVN, yerin 700metre altına kamera göndererek yaşayan madencilerden birini görüntüledi. Umutla kameraya bakanmadencinin görüntüsü ülkede bayramhavası yarattı. Şili Devlet Başkanı Sebastian Pinera, 33 madenciden gelen ve kırmızı bir kalemle yazılmış notu halka gösterdi ve TV kameraları karşısına geçerek notu okudu. “Umarım hepsi sağ olarak kurtarılacaklar” diyen Pinera’nın, TV’den canlı olarak yaptığı açıklama üzerine, sokağa dökülen halk ellerinde Şili bayrakları ile birbirine sarılıp kutlama yaptılar. 5 Ağustos’ta toprak kayması sonucumeydana gelen faciadan bu yana,madencilerden haber alınamıyordu.Madende göçük sırasında içinde yaklaşık birkaç aylık gıda stokunun bulunduğu sığınağa kaçmayı başaranmadencilere ulaşılmaya çalışılıyor. Madencilerin yakınları da bu mucize haberini birbirleriyle kutladı. El ele tutuşupmaden ocağının etrafında halka oluşturan kazazede yakınları, şimdi sevdiklerinin sağ salimgün yüzüne çıkmasını bekliyor.
YETKİLİLER TEMKİNLİ
Ancak yetkililer yine de temkinli davranıp, umut vermek istemiyorlar. Çünkümadencilere ulaşmak için büyük bir çukur açılması gerekiyor ve yeni bir göçüğün oluşmaması için bu çukuru açmak zaman alacak. Yetkililer bu çalışma için, 4 aya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
KURTARMA ÇALIŞMASI 4 AY SÜRECEK
Portakal büyüklüğündeki delikten oksijen ve gıda
Hayata kordon bağı ile tutunan madencilere, yerin 700 metre altına kadar açılan portakal büyüklüğündeki bir delikten gıda, oksijen, insan organizması için çok önemli olan maddelerden glikoz ve vücuttaki su kaybını önlemek üzere nemlendiricili jel takviyesi yapılıyor. Yetkililer, kurtarma çalışmalarının daha 4 ay sürebileceğini belirtiyorlar. 33 madencinin bulunduğu ve apartman dairesi büyüklüğünde olan sığınakta sadece 1.5 ay yetecek oksijen tüpü ile gıda malzemesi bulunuyor. Dün madencilerin sağlık durumunun “mükemmel” olduğu, ilk gıda yardımının da ulaştırıldığı açıklandı.
kaynak: haberturk.com
You are currently browsing the archives for the haber category.